İki aydır değişik bir yaşamın içerisindeyim. Bana farklı duygular, hisler yaşatan...Bazen ne işim var yaa burada, bazen de iyi ki gelmişiz dedirten...
Türkiye’den daha doğrusu İstanbul’dan (başka bir şehirde yaşamadığım için) neler farklı onlardan bahsedeyim.
-Beni şaşırtan ilk izlenimim insanların sıcakkanlı oluşu oldu. Yıllardır Almanlar soğuk insanlardır, kendilerinden olmayana pek sıcak değiller cümlelerini duymuşuzdur, yani en azından ben öyle duymuştum😁 Belki de bölgeden bölgeye insanlar farklılık gösteriyordur bilemiyorum, ama yaşadığım yerde yolda karşılaştığım çoğu insan güler yüzle selam vermeden geçmiyor. Açıkçası İstanbul’da sokakta yürürken bu kadar çok selamla karşılaşmamışımdır😁
-Yine İstanbul’dan farklı olarak bisikletin burada çok önemli bir ulaşım aracı olduğunu gördüm. İstanbul’da geniş bir sitede oturmuyorsanız, genellikle bisiklet sürmek için bisikletinizi arabanıza yükleyip sürme alanlarına gitmeniz gerekiyor. Burada ise hemen hemen her yerde bisikletliler için ayrı yapılmış bir şerit mevcut. Haliyle yedisinden yetmişine bütün insanlar yağmur çamur demeden bisiklet kullanıyor. Bisikletiyle gezintiye çıkmış nine-dedeler, okula bisikletiyle giden minik çocuklar, takım elbisesini giymiş bisikletiyle işe giden adamlar, hatta sitiletto ayakkabısı ile bisiklet süren kadınlar görmeye önceden pek de alışkın değildim :)
sol tarafta olan pembe şerit bisikletliler, sağ taraf yayalar için
-Alışkın olmadığım bir diğer mevzu da çöp mevzusu. Şöyle ki burada plastik, kağıt, cam, kavanoz, hepsi ayrı ayrı çöplere atılıyor. Aslında Türkiye’de de elimden geldiğince kağıtları ve camları ayrıştırıp geri dönüsüme atıyordum. Ama plastik, paket vs gibi çöpleri de ekstra ayırınca haliyle iş zorlaşıyor. Daha doğrusu ilk geldiğim günlerde biraz zorlanmıştım her çöpü tek tek ayırmaya ama alışılıyor zamanla...
Yine her türlü içecek şişesi de marketlerde bulunan geri dönüşüm otomatlarına atılıp tanesi 0.25 cent geri kazandırıyor. Toplu olarak götürünce iyi para çıkıyor ortaya 😊
-Market demişken Türkiye’de market alışverişlerinde üçer beşer aldığımız plastik poşetler burada yok. Daha doğrusu almak isteyenler için ücretli satılıyor. Ama genelde insanlar kendi poşet çantalarını yanlarında getiriyorlar. İlk başlarda garipsediğim bir uygulamaydı, ama buna da alıştım, katlanılabilir kumaş çantam her daim yanımda.
Huzurun resmi
Aslında hepsi çok güzel uygulamalar. Yapılan bütün uygulamaların elbet bir sebebi var. Daha az tüketim, daha fazla geri dönüşüm. Her şey yasanılabilir bir dünya için...Herşey insan için...
İnşallah bir gün benim ülkemde de burada görüp şahit olduğum gibi insana, hayvana, doğaya verilen değer daha çok artar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder